recep tayyip erdoğan a mail ve mektup göndermek
|
|  |
Değerli Başbakanım Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN
Geçtiğimiz 2006/2007 Eğitim Öğretim yılı içerisinde ve 05.01.2007 – 14.05.2007 tarihleri arasında 4/C Kısmi Zamanlı Bilgisayar Öğreticisi olarak çalıştırılmış sonrasında Danıştay 12. Dairesinin 14.03.2007 tarih ve 2007/101 E. Sayılı yürütmeyi durdurma kararıyla sözleşmesi fes edilmiş mağduriyet üzerine mağduriyet yaşamış olan bu ülkenin vatandaşıyım.
Sayın Başbakanım yaşadığım mağduriyetler sonucu tabiî ki hayata küsmedim ve başka girişimlerde bulunarak iş aradım.Nitekim karşılaştığım olaylar sonucu bir şey daha öğrendim ve de çok iyi anladım ki herkes bir dümenin başına oturmuş istediği gibi dümeni sağa da kırıyor sola da istediğine istediğini istemediğine ise istemediğinin istediğini vermiyor.Bir çok yerden iş talebinde bulundum.Bana ilgileneceğiz dediler fakat arkamı döndüğümde gördüm ki özür dilerim kaba bir dille ifade edeceğim ama gerçek olan da bu.Dayısı olan hemen işe başlatılmış bense halen daha bir umut olur diye bekliyorum.Görüyorum ki beklediğimle kalmışım.Bu kesinlikle bir idaa değil birebir yaşamış olduğum gerçekler.O zaman da işsizdim halen daha işsizlik pençesinde uğraşıyorum.Geçen zaman dilimine dönüp baktığımda gördüğüm şey sadece çaresizlik,yorgunluk ve imkansızlıklar içinde eli kolu bağlı bir şekilde kendi dünyamda kalmışım.
Sayın Başbakanım ailem çiftçi ve nitekim köyde oturuyoruz.Bir tek çarem var o da sesimi, sessiz çığlıklarımı satırlarımla size duyurmak.
Sayın Başbakanım bu size yazdığım ilk mektubum değil ve benim gibi 3000 civarındaki kişiler mektuplarla size ulaşmaya çalıştık.Gelen cevaplar hiç değişmeyen birebir aynı satır ve cümlelerle oldu.Değişen tek şey tarihler.Değişmeyense halen daha giderilmeyen biz 3000 civarındaki önlisans mezunu bilgisayar öğreticilerinin 4/ C mağduriyeti.
Sayın Başbakanım bu mektubumu aslında büyük bir umutsuzlukla yazıyorum.Çünkü bu mektupları sizin okumadığınıza dair şüphelerim var.Sizin her konuya olan ilginizi alakanızı ekranlardan görerek biliyorum.Ve hal böyle olunca bizim yaşadığımız bu ciddi mağduriyet karşısında kayıtsız kalıp bizi bu durumda göz ardı etmeyeceğinizi düşünüyorum.Şu da bir gerçek ki hiçbir şey göründüğü gibi değil.
Sayın Başbakanım niyetim kesinlikle size saygısızlık etmek değil.Ben sadece bütün samimiyetimle düştüğümüz durumuları,yaşadığımız mağduriyetleri özetlemeye çalışıyorum.
Sayın Başbakanım keşke elimde bir imkan olsa da bunları birebir size anlatsam.Sizinle kağıt üzerinde değil birebir konuşarak dertleşsem.Bunun için dünyaları verirdim.Bu konuda umutsuz değilim
Sayın Başbakanım bir çiçeği sulayarak yeşertebilirsiniz.Ödül olarakta koparacağınız çiçekten alacağınız sadece nefeslik bile olsa o güzel kokusunu içinize çekmek veya birilerini onla mutlu etmektir.
Sayın Başbakanım biz umutlarımızı gözyaşlarıyla yeşertmeye çalışıyoruz.O kadar çok döktük ki o yaşları umutlarımızı tamamiyle çürüttük derken tükenmek üzere olan umutlar filizlenmeye başladı.Tabi zamansız koparılıp yada soldurulmazsa.
Sayın Başbakanım yeşeren umudumu sizinle paylaşarak daha da yeşermesini sayenizde umut ediyorum.Artık ben umutsuzluk gözyaşı değil mutluluk gözyaşımı paylaşmak istiyorum ailemle.
Sayın Başbakanım Kırıkkale İdare Mahkemesince Sayın Av.Gökhan ÇOŞKUN Bey’in açmış olduğu dava kazanıldı.Sonrasında davayı kazanan önlisans mezunu bilgisayar öğreticisi arkadaşımız 4/B ‘li olarak ataması yapıldı.Bu bizim için sevinçten öte gururumuz.Çünkü bu sonuç bizim için haklı olduğumuzun yazılı ve göreceli kanıtı.
Sayın Başbakanım 1739 sayılı öğretmenlik temel kanuna göre öğretmen olarak atanabilmek için lisans mezunu olma şartı bulunmamaktadır.Ayrıca lisans mezunu olma şartını getiren 119 sayılı Talim Terbiye Kurulu Kararındaki “ Lisans” ibaresi,Danıştay 2. Dairesinin 2006/650 E. Sayılı kararıyla yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.Yine Kırıkkale İdare Mahkemesince benzer şekilde iptal kararı verilmiştir.
Sayın Başbakanım bunlara rağmen Milli Eğitim Bakanlığı bizim haklarımızı hiçe saymaya çalışıyor.Dava açmaya hazırlanan arkadaşlarımız ve bende dahil olmak üzere gönderdiğimiz dilekçelere olumlu yada olumsuz cevap vermediği için yani kesin bir cevap vermediğinden dava açamıyoruz.Gene mağdur gene çaresiziz.Çaremizse sizsiniz.
Sayın Başbakanım çoğu 4/C mağduru arkadaşlarımız yarı aç yarı tok gezmektedir.Ülkemize yaklaşık4 yıldır yapmış olduğumuz hizmetin karşılığı bu olmamalı.Bize de sahip çıkın.Ortada kazanılan bir hak varsa ki var bizde aynı şartlara sahipsek neden halen daha bu umudu gözyaşlarıyla yeşertmeye çalışıyoruz.
Sayın başbakanım belirtiğim gibi köyde oturuyoruz.Maddi imkanlarım olsaydı inanın bunu size kağıt üzerinde değil birebir anlatırdım.Her zaman önüme maddiyat geçti.Hiçbir zaman eksiğim olduğunda benim neden yok demedim.Ama şimdi diyorum.Neden benim param olmadığı için ,ailemin geliri olmadığı için dava açacak parayı bulamıyorum ve bende davayı kazanan arkadaşımın 4/B ‘ ye geçtiği gibi geçemiyorum yada geçemeyecek miyim? Ben ve benim gibiler hayatı boyunca çaresizlik gözyaşı dökmeye mi mahkum ?
Sayın Başbakanım son çaremiz sizsiniz nolur bize yardım edin.Yazdığım mektupların cevabında hep Milli Eğitim Bakanlığına yönlendirildim.Hiçbir zaman kor gibi olan yüreğime su serpilmedi hep geçiştirildi yada ben öyle hissettim.Lütfen beni Bakanlığa yönlendirmeyin Bu mektubumu okuduğunuza lütfen inandırın buna çok ihtiyacım var.
Sayın Başbakanım haklı olmadığım hiçbir konuda diretmedim.Sizde takdir edersiniz ki haklı olduğumuzu gösteren dava sonucumuz var.Size yalvarıyorum.Yeşeren umudumun solmasına izin vermeyin.Sizden tek istediğim hak ettiğimizi alabilmemiz için,herkese eşit verilmesi için ve bir kısmının dava açacak imkanı olmadığı için sizin hakkınız 4/B değil denmemesi için ve adaletin temel direği siz olduğunuz için yardımlarınızı bekliyorum.Yardımcı olmanız ve adaletin yerini buldurmanız dileğiyle.Hoşçakalınız.
|